Meditasyon, kliniğimizde, Holistik Ruhsal Sağlık programı kapsamında uygulanan destek tedavi yöntemlerinden birisidir.

MEDİTASYON

 

Lise öğrencisi iken evlerinde yaşadığım Amerikalı anne ve baba, her akşam 15 dakika süreyle evin bodrum katına inip orada meditasyon yaptıklarını söylerlerdi.

O süre boyunca televizyon kapatılır, telefonun fişi çekilir ve koca ev büyük bir sessizliğe gömülürdü.

70’li yıllarda Türkiye’den Amerika’ya gelmiş bir genç kız için bunun ne kadar şaşırtıcı ve tuhaf olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Yaptıklarının cadılık, büyücülük gibi bir şey olup olmadığını merak ederdim. Hoş, meditasyonları bitip yukarı çıktıklarında, yüzleri hiç de büyü ayininden dönen insanlara benzemezdi. Gayet rahatlamış, huzurlu ve mutlu görünürlerdi.

Bir süre sonra ben, çok sevdiğim bu insanların meditasyon dedikleri tuhaf alışkanlıklarına aldırmamaya karar verdim. O dönemden sonra, meditasyon olgusu yirmi yıl kadar süreyle hayatımdan çıktı.

Yıllar sonra Kanada’da eğitimine başladığım Holistik (Bütüncül) Tıp okulunda öğrendiğim ruhsal yöntemlerden birisi de, meditasyon olacaktı.

Okulda, ruh ve beden sağlığı için, egoyu güçlendiren ve Batı değerlerine göre şekillenmiş tedavilerden çok, iç görü ve duyarlılığı arttıran, bir tür kendine varış programlarına ağırlık veriliyordu.

Meditasyon, bu programların çok önemli bir parçasıydı. Yirmi yıl aradan sonra meditasyon hayatıma bu kez, başkalarında şaşkınlıkla karşıladığım bir ritüel değil, eğitimimim bir parçası olarak, profesyonel düzeyde girmişti.

Öğrenmekten başka bir seçeneğim yoktu. Okulun halı zemininde oturup nefesimize odaklanarak yaptığımız uygulamalarda, ilk zamanlar zihnimden, huzur dışında akla gelebilecek her şey geçiyordu. Sıkılıyor ve yapılanı anlamsız buluyordum.

Bu durum aylar boyu devam etti. Ve zaman geçtikçe, olumlu değişimler ortaya çıkmaya başladı…

Giderek, uykuda bile çılgınca çalışan beynimin sakinleşmeye başladığını fark ettim. Bu, güzel bir deneyimdi. Daha dikkatli bir bilinç ve daha huzurlu bir iç dünyaya sahip oluyordum.



Demek ki, Uzak Doğu’nun zihni bir göle benzeten metaforu doğruydu. Yüzeyi sakin olduğunda göl, yaşamın üzerine düşen yansımasını, bütün görkemiyle, pırıl pırıl yansıtabiliyordu.

Ne zaman ki endişe, korku, hırs, öfke gibi duygular adeta bir fırtına gibi esip gölün yüzeyini dalgalandırıyor, işte o zaman yaşamın yansıması bozuluyor, güzelliği yitiyordu.

Meditasyon, bir anlamda, gölün yüzeyindeki fırtınaları dindirmek, su kütlesinin derinlerine inmek ve hayatı mükemmel bir berraklıkta yansıtmaktı.

Şimdi, meditasyonun ne olduğuna biraz daha yakından bakalım:

Meditasyon, kendimizi, tanımamız ve anlamamız için kullanabileceğimiz bir tekniktir.

Meditasyon, sessiz ve gevşemiş olarak yapılan bir iç yoğunlaşmadır. Zihnin dinlenmesi ve rahatlamasıdır.

Benim de yaşadığım gibi, meditasyon çalışmalarının başlangıcında yaşanan zorluk, zihnin iç yoğunlaşma konusunda eğitilmemiş olmasından kaynaklanır.

Meditasyon, sakin bir zihne sahip olmanın ve strese daha az reaksiyon vermenin en etkin yollarından biridir.

Son zamanlarda bilim adamları, ruhsal sıkıntıların ve ruhsal nedenler sonucu ortaya çıkan bedensel hastalıkların geleneksel yollarla, yani ilaç veya psikoterapilerle tedavi edilemeyeceğini kabul etmektedir.

İnsan ruhunda süre giden sorunların, sadece dışarıdan yapılan uygulamalarla düzeltilmesi olanaksızdır. Yalnızca dışarıdan yardım alıp, kendi zihinsel yapısını tanımayan bir insan, bir süre sonra doktor veya terapiste bağımlı hale gelir.

Meditasyon, kişinin kendisini tanımasını, kendisine yetmesini, iç gücünü kazanmasını ve yaşam sorunlarıyla daha kolay başa çıkmasını sağlar.

İnsan zihni sürekli düşünür, anımsar, analiz eder, toplar, çıkarır, geçmişteki sorunlar veya gelecekteki beklentilerle uğraşır. Çoğu insan bu nedenle, dikkatini toplayamaz, iki satır yazı okuyamaz, her şeyi çok çabuk unutur ve hiçbir işi başlayıp bitiremez.

Meditasyon ise zihni, tüm bu karmaşadan uzaklaştırır. Bunun için de, zihin bir objeye, bir sözcüğe (mantra) veya nefese odaklanarak, dikkat içe yöneltilir.

Meditasyon için egzotik mekânlar, gizemli bilgiler, çok uzun saatler veya tuhaf beden pozisyonları gerekmez.

Meditasyon konusunda birçok pratik ve teknik olmakla birlikte, hepsinin amacı iç yoğunlaşmaya ve dinginliğe ulaşmaktır.

Meditasyon, hipnoterapiden farklıdır. Hipnoterapide, gevşemiş zihne doğrudan bir önerme sunulur. Meditasyonda ise bu yoktur. Kişi basitçe zihnini izler ve zihni sakin tutmaya odaklanır.

Meditasyon bir inanç ya da din değil, kendimizi tanımanıza ve sakinleşmemize yardımcı olacak bir zihin durumudur.

Din, insanlara neye inanacaklarını öğretir. Meditasyon ise kendi varoluşumuzu deneyimlemektir. Her hangi bir dine bağlı olmayı gerektirmez. Bir dine bağlı olmak da, meditasyon yapmaya engel değildir.





Meditasyonda:

  • Vücut gevşetilir,
  • Rahat ama uygun bir pozisyonda oturulur,
  • Nefes, karından, sakin ve düzenli alınır,
  • Dikkat, nefese, bir objeye veya mantraya odaklanılır.
  • Zihnimizde dolaşan düşünce ve kavramlar, gökyüzünde akıp giden bir bulut gibi izlenir,
  • Ve onlara dair herhangi bir yargıda bulunulmaz. Geçip gitmeleri beklenir…

Meditasyonun tıbbi etkileri üzerinde yapılmış birçok ciddi bilimsel araştırma vardır. Bunların sonuçlarına göre:

  • Meditasyon sırasında beyinde, kısa sürede dinlenmemizi, yaratıcı ve verimli olmamızı sağlayan alfa dalgaları artar.
  • Meditasyon, geçmiş ve gelecek kaygısından kurtulup, anı yaşamamıza yardımcı olur.
  • Panik, anksiyete gibi ruhsal sıkıntılar kontrol altına alınır.
  • Dikkatimizi odaklamamızı kolaylaştırır ve hafızamızı güçlendirir.
  • Vücut, meditasyon sırasında kendisini onarır ve gençleşir.
  • Damar duvarlarındaki kaslar gevşediği için, kan basıncı normalleşir.
  • Uykuya geçişin hızlanması ve derin uyku sağlaması nedeniyle uyku kalitesi yükselir.
  • Beyne daha fazla kan gider ve düşünce berraklaşır.
  • Bağırsaklarda dolaşımın artması sonucu, sindirim düzelir.
  • Astımı rahatlatır.
  • Hormon salgılayan organlar gençleşir, hormonal aktivite artar.
  • Ağrılar azalır veya kaybolur.
  • Vücut savunma sistemini güçlendirir
  • İlaç bağımlılığını azaltır.
  • Yaşam, daha sakin, odaklı ve amaçlı hale gelir.

Meditasyon, her yerde uygulanabilen, herhangi bir araç gerektirmeyen, günde sadece 15-20 dakika ayırmakla, yaşantımıza büyük kazanımlar getiren, yan etkisiz, değerli bir yöntemdir.

Doç. Dr. Şafak Nakajima, tıp doktorluğu, uzmanlık, bilim doktorluğu ve doçentliğin  yanı sıra, Montreal Institute NHC’de birçok solunum ve meditasyon teknikleri, ayrıca İngiltere Gaia House’da, Tibet Meditasyonu öğrenmiştir.

 

WEB TASARIM & YAZILIM    
DATA1 INTEGRAL TECHNOLOGIES