Demek ki, Uzak Doğu’nun zihni bir göle benzeten metaforu doğruydu. Yüzeyi sakin olduğunda göl, yaşamın üzerine düşen yansımasını, bütün görkemiyle, pırıl pırıl yansıtabiliyordu.
Ne zaman ki endişe, korku, hırs, öfke gibi duygular adeta bir fırtına gibi esip gölün yüzeyini dalgalandırıyor, işte o zaman yaşamın yansıması bozuluyor, güzelliği yitiyordu.
Meditasyon, bir anlamda, gölün yüzeyindeki fırtınaları dindirmek, su kütlesinin derinlerine inmek ve hayatı mükemmel bir berraklıkta yansıtmaktı.
Şimdi, meditasyonun ne olduğuna biraz daha yakından bakalım:
Meditasyon, kendimizi, tanımamız ve anlamamız için kullanabileceğimiz bir tekniktir.
Meditasyon, sessiz ve gevşemiş olarak yapılan bir iç yoğunlaşmadır. Zihnin dinlenmesi ve rahatlamasıdır.
Benim de yaşadığım gibi, meditasyon çalışmalarının başlangıcında yaşanan zorluk, zihnin iç yoğunlaşma konusunda eğitilmemiş olmasından kaynaklanır.
Meditasyon, sakin bir zihne sahip olmanın ve strese daha az reaksiyon vermenin en etkin yollarından biridir.
Son zamanlarda bilim adamları, ruhsal sıkıntıların ve ruhsal nedenler sonucu ortaya çıkan bedensel hastalıkların geleneksel yollarla, yani ilaç veya psikoterapilerle tedavi edilemeyeceğini kabul etmektedir.
İnsan ruhunda süre giden sorunların, sadece dışarıdan yapılan uygulamalarla düzeltilmesi olanaksızdır. Yalnızca dışarıdan yardım alıp, kendi zihinsel yapısını tanımayan bir insan, bir süre sonra doktor veya terapiste bağımlı hale gelir.
Meditasyon, kişinin kendisini tanımasını, kendisine yetmesini, iç gücünü kazanmasını ve yaşam sorunlarıyla daha kolay başa çıkmasını sağlar.
İnsan zihni sürekli düşünür, anımsar, analiz eder, toplar, çıkarır, geçmişteki sorunlar veya gelecekteki beklentilerle uğraşır. Çoğu insan bu nedenle, dikkatini toplayamaz, iki satır yazı okuyamaz, her şeyi çok çabuk unutur ve hiçbir işi başlayıp bitiremez.
Meditasyon ise zihni, tüm bu karmaşadan uzaklaştırır. Bunun için de, zihin bir objeye, bir sözcüğe (mantra) veya nefese odaklanarak, dikkat içe yöneltilir.
Meditasyon için egzotik mekânlar, gizemli bilgiler, çok uzun saatler veya tuhaf beden pozisyonları gerekmez.
Meditasyon konusunda birçok pratik ve teknik olmakla birlikte, hepsinin amacı iç yoğunlaşmaya ve dinginliğe ulaşmaktır.
Meditasyon, hipnoterapiden farklıdır. Hipnoterapide, gevşemiş zihne doğrudan bir önerme sunulur. Meditasyonda ise bu yoktur. Kişi basitçe zihnini izler ve zihni sakin tutmaya odaklanır.
Meditasyon bir inanç ya da din değil, kendimizi tanımanıza ve sakinleşmemize yardımcı olacak bir zihin durumudur.
Din, insanlara neye inanacaklarını öğretir. Meditasyon ise kendi varoluşumuzu deneyimlemektir. Her hangi bir dine bağlı olmayı gerektirmez. Bir dine bağlı olmak da, meditasyon yapmaya engel değildir.
|