Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Kayıt Ol



Kötülüğün İşlevi
Doç. Dr. Şafak Nakajima


Fotoğraf: Kötülüğün İşlevi          
Doç. Dr. Şafak Nakajima
Bazen, davranışları dost ve yüzü ışıklı olmayan, sevgisiz insanlarla bir arada olmak zorunda kalır ve derin bir huzursuzluk duyarız. Sert bakışları ve acıtan sözleriyle ruhumuza adeta asit banyosu yaptıran bu insanların yanında, zaman geçmek bilmez.
Hele böylesi bir insan, bizim sürekli karşılaşmak durumunda olduğumuz bir iş arkadaşımız veya akrabamızsa, her an sabrımız sınanır. Bir şeyler durmaksızın incinir içimizde ve yaşam sevincimiz azalır.
Geçenlerde ben de böyle bir deneyimin anaforuna kapılmışken, aklıma yıllar önce dinlediğim, Gurdjief’in bir anısı geldi.
Kötü davranışların da bir işlevi olduğunu anlatan bu anıyı paylaşmanın, hepimizin bir şekilde karşılaştığımız böylesi zor insanların yanında, yüreklerimizi daha serin ve geniş tutmamıza yardımcı olacağı kanısındayım.
Gurdjief’in Fransa’da başında bulunduğu ruhsal öğreti grubundaki katılımcılardan yaşlı bir adam, çok zor bir kişiliğe sahiptir. Huzursuz, dağınık, grupta hiçbir sorumluluk üstlenmeyen ve herkesle kavga eden bu adamın, böyle bir grupta ne aradığını çoğu katılımcı anlamakta zorlanır.
Bir zaman sonra yaşlı adam çok büyük bir tartışma çıkarıp gruptan ayrılır. Gurdjief, adamı gitmemesi konusunda ikna etmek için, her yolu dener. Fakat yaşlı adam gitmekte kararlıdır. Sonunda Gurjief, adama, kaldığı takdirde her ay çok yüksek bir ödeme yapacağını söyler. Bunun üzerine adam geri dönmeye karar verir.
Gruptaki diğer katılımcılar bu duruma çok kızarlar. Kendileri, toplulukta her işi hiçbir ücret almadan büyük bir şevkle ve gönüllülük usulüyle yaparken, herkese yaşamı zindan eden bu adama yüklü bir ücret ödenmesine çok içerlerler.
Grubun büyük bir huzursuzluk yaşadığını gören Gurdjief, onları bir araya toplar ve şikâyetlerini dinler.
Sonunda ise gülerek, ‘Bu adam, ekmeği kabartan maya gibidir. O olmadan, ruhsal yolculuğunuzda öfkeyi, huzursuzluğu yenmek için ihtiyacınız olan sabır ve şevkati öğrenemezsiniz. Beni bir manevi önder ve öğretmen olarak gördüğünüz sürece, sizi bu öğretilerden mahrum etmeye hakkım olmadığını düşünüyorum. Onu burada tutmak için gösterdiğim çabanın nedeni bundan ibarettir,’ der.

Bazen, davranışları dost ve yüzü ışıklı olmayan, sevgisiz insanlarla bir arada olmak zorunda kalır ve derin bir huzursuzluk duyarız. Sert bakışları ve acıtan sözleriyle ruhumuza adeta asit banyosu yaptıran bu insanların yanında, zaman geçmek bilmez.

Hele böylesi bir insan, bizim sürekli karşılaşmak durumunda olduğumuz bir iş arkadaşımız veya akrabamızsa, her an sabrımız sınanır. Bir şeyler durmaksızın incinir içimizde ve yaşam sevincimiz azalır.

Geçenlerde ben de böyle bir deneyimin anaforuna kapılmışken, aklıma yıllar önce dinlediğim, Gurdjief’in bir anısı geldi.

Kötü davranışların da bir işlevi olduğunu anlatan bu anıyı paylaşmanın, hepimizin bir şekilde karşılaştığımız böylesi zor insanların yanında, yüreklerimizi daha serin ve geniş tutmamıza yardımcı olacağı kanısındayım.

Gurdjief’in Fransa’da başında bulunduğu ruhsal öğreti grubundaki katılımcılardan yaşlı bir adam, çok zor bir kişiliğe sahiptir. Huzursuz, dağınık, grupta hiçbir sorumluluk üstlenmeyen ve herkesle kavga eden bu adamın, böyle bir grupta ne aradığını çoğu katılımcı anlamakta zorlanır.

Bir zaman sonra yaşlı adam çok büyük bir tartışma çıkarıp gruptan ayrılır. Gurdjief, adamı gitmemesi konusunda ikna etmek için, her yolu dener. Fakat yaşlı adam gitmekte kararlıdır. Sonunda Gurjief, adama, kaldığı takdirde her ay çok yüksek bir ödeme yapacağını söyler. Bunun üzerine adam geri dönmeye karar verir.

Gruptaki diğer katılımcılar bu duruma çok kızarlar. Kendileri, toplulukta her işi hiçbir ücret almadan büyük bir şevkle ve gönüllülük usulüyle yaparken, herkese yaşamı zindan eden bu adama yüklü bir ücret ödenmesine çok içerlerler.

Grubun büyük bir huzursuzluk yaşadığını gören Gurdjief, onları bir araya toplar ve şikâyetlerini dinler.

Sonunda ise gülerek, ‘Bu adam, ekmeği kabartan maya gibidir. O olmadan, ruhsal yolculuğunuzda öfkeyi, huzursuzluğu yenmek için ihtiyacınız olan sabır ve şevkati öğrenemezsiniz. Beni bir manevi önder ve öğretmen olarak gördüğünüz sürece, sizi bu öğretilerden mahrum etmeye hakkım olmadığını düşünüyorum. Onu burada tutmak için gösterdiğim çabanın nedeni bundan ibarettir,’ der.