Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Kayıt Ol



Biyografi

İstanbul’da doğdu. Lise eğitimini, A.B.D.’nin Minnesota eyaletinde burslu öğrenci olarak tamamlayıp, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.

Hacettepe Tıp Fakültesi ve Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi ihtisas sınavlarını kazanıp, iki yıl süreyle bu alanda ilk kadın doktor olarak Çocuk Cerrahisi ihtisası yaptı.

Daha sonra, Akdeniz Üniversitesi’nde Klinik Mikrobiyoloji ihtisası ve Japonya Osaka Üniversitesi’nde, Japon hükümet bursuyla altı yıl süreyle çalışarak Viroloji doktorasını tamamladı. 1991 yılında Doçent unvanı aldı.

İnsanı tümden kavrayan bir tıp disiplininin gereğine inanarak mesleki bir arayış içindeyken tamamlayıcı doğal tıp metotlarıyla tanıştı.

Kanada’da, doğal tıp alanının tümünü kapsayan dört yıllık bir eğitimle Institute NHC ve The British Institute of Homeopathy’den mezun oldu.

Montreal Adler  Psikoloji Okulu’nda lisansüstü Klinik Psikoloji dersleri aldı.

Çin Halk Cumhuriyeti, Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi’nde Geleneksel Çin Tıbbı ve akupunktur eğitimini takiben T.C. Sağlık Bakanlığı’nca düzenlenen sınavlarda başarılı olup akupunktur uygulama yetkisi kazandı.

İngiltere Gaia House’da  Tibet Meditasyonu öğrendi.

Yine İngiltere Dominic Beirne School of Hypnosis and Psychotherapy’de NLP ve Klinik Hipnoterapi eğitimini, A.B.D.’de Stens Biofeedback programını tamamladı.

Evli ve iki çocuk annesidir.

Halen kendi özel muayenehanesinde, serbest hekim olarak çalışmaktadır.

 

YAŞAM ÖYKÜM

1860 harbinde, Kafkaslardan Osmanlı topraklarına göç etmiş, baba tarafından Şeyh Şamil’in soyundan gelen Çeçen bir ailenin çocuğu olarak, İstanbul’da doğdum. Babam Defterdardı ve onun görevi nedeniyle, Türkiye’nin birçok kentinde yaşama imkânım oldu.

Liseyi, burslu öğrenci olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletinde tamamladım. Amerika’da bulunduğum dönemde, film yönetmenliğine büyük ilgi duyduğumu fark ettimse de, aile ve vatan özlemi ağır basınca, Türkiye’ye döndüm ve çocukluk idealim olan doktorluk mesleğini seçmeye karar verdim.

Bugün, tüm birimleri dünyanın en büyük akreditasyon kuruluşu olan Joint Commission International (JCI) tarafından akredite edilmiş ilk kamu sağlık kuruluşu olan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. O zamanlar, az sayıda öğrenciye mükemmel bir tıp eğitimi veren bu okul bana, ilerleyen yıllarda pek çok mesleki başarıya ulaşmamı sağlayan çok bütünlüklü bir tıbbi altyapı kazandırdı.

Doğuda zorunlu hizmet yaptığım dönemde, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi Çocuk Cerrahisi ihtisas sınavlarını kazandım. Bu alanda ihtisas kazanan ilk kadın doktordum.

İki yıl süreyle Çocuk Cerrahisi çalışmasından sonra, ömrümün kalan kısmını, ameliyathanenin kanlı, telaşlı ve insan ruhunun inceliklerine fırsat tanımayan ortamında geçirmeyi pek de arzu etmediğimi fark ettim. Bitmeyen nöbet gecelerinin ertesinde devam eden yorucu ameliyat saatlerinin verdiği sıkıntıdan olabildiğince uzaklaşmak kaygısıyla, Klinik Mikrobiyoloji ihtisası yapmaya karar verdim.

Yeniden sınavlara girerek, hem Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü hem de Akdeniz Üniversitesi ihtisas sınavlarını kazandım. İhtisasımı tamamlamak üzere, üçüncü yılımda, Japon hükümet burslusu olarak Japonya’ya gittim. Altı yıl süreyle bu ülkede bulundum ve Osaka Üniversitesi’nde doktora yaptım.

Orada, eşimle tanıştım. Tüm zorluklara rağmen, hayatımın en güzel dönemlerinden birini onunla, Japonya’da yaşadım.

Doktoram bittikten sonra, eşim ve ben, iki çocuğumuzla birlikte, eğitim ve çalışmalarımızı sürdürmek üzere Kanada’ya gitmeye karar verdik. Bir Avrupa-Amerika kenti olan Montreal’de yaşamaya başladık.

Fransızların çoğunlukta olduğu bu büyülü kent, bizim yaşantımızda çok hoş değişikliklerin kapısını açtı. Kızlarımız Fransız okullarındaydı ve her ikisi aralarında Fransızca konuşurdu. Ben, tüm yurt dışı yaşantımız boyunca çocuklarımla Türkçe konuşurken, eşim onlarla Japonca konuşmayı sürdürdü. Ben ve eşim arasındaki en hızlı iletişim dili ise İngilizceydi. Evde aynı anda dört dil konuşulur, herkes diğerinin ne dediğini anlar ve arzu ettiği dilde cevap verirdi. Bu ilginç lisan salatası, dışarı çıktığımızda çevremizdeki insanları çok şaşırtır ve bizi güldürürdü. Tabii her zaman yedeğimizde, etrafımızdakilerin bizi anlayamayacağı şekilde iletişim kurabileceğimiz bir dil bulunurdu.

Ben Kanada’da, doktora sonrası bilimsel çalışmalarımı sürdürmekteydim. İlerleyen yıllarla birlikte artık, laboratuarlarda, DNA’lar ve virüslerle çevrili olmak yerine, çocukluğumda hayal ettiğim gibi, hastalarla bire bir ve insani ilişkiler kurabileceğim bir hekim olma arzusunu çok güçlü bir biçimde hissetmeye başlamıştım.


Zorunlu hizmet yıllarındaki pratisyenlik ve cerrahi eğitimimden gelen iyi bir klinik bilgiye, araştırıcılık, ihtisas ve doktora yıllarında kazandığım üst düzey bilimsel donanıma sahiptim. Fakat tüm bunları bir araya getirip, içine insan akıl ve ruhunu da dâhil ederek, insanı bütün olarak ele alan bir tıp modeline nasıl ulaşabileceğimi bilemiyordum.

İlginç bir tesadüfle, elime geçen bir broşür tüm hayatımı değiştirdi. Bu, Montreal’de doğal sağlık üzerine eğitim veren bir enstitünün broşürüydü. Broşürü incelerken, ruh ve bedeni birlikte ele alan sağlığı tanımlama biçimi ve tedavide izlenen doğal yolları okuduğumda, birden içimde bir şeylerin kıpırdadığını hissettim.

Ertesi günü iple çekerek, eşimle birlikte enstitüye gittim. İçeride, müthiş bir huzur ve güven duygusu vardı. Önce ruhsal gelişim üzerine birkaç ders almayı düşündüm. Fakat zamanla, orada verilen eğitimin kapsadığı konuların, tam da benim yapmak istediğim şeyler olduğunu fark ettim. Tam zamanlı bir öğrenci olmak fikri aklımı çeliyordu.

Mesleğimde bir dönüm noktasındaydım. Artık doçent unvanına sahip, iki çocuk annesi bir doktordum. Maddi ve sosyal tüm güvencelerden vazgeçip, henüz Kuzey Amerika’da bile fazla tanınmayan doğal sağlık konusunda eğitim almak üzere yeniden öğrenci olmak çok cüretkâr bir seçimdi.

Diğer yandan, ilk kez tüm mesleki birikimimle, yeteneklerim ve düşlerimi buluşturabileceğim bir noktadaydım.

Ve zoru seçtim. Dört yıl süreyle yeniden öğrenci oldum. Uzak Doğu Tıbbından, fitoterapiye (bitkisel tedaviler), spritüel psikoloji, ruhsal ve kişisel gelişim programlarından homeopatiye uzanan, doğal sağlık alanının tamamında çok sistemli bir eğitimle Montreal Institute NHC’den, Naturopat (Doğal Sağlık Uzmanı) diploması yanında Spritüel Psikoterapi sertifikası ile mezun oldum.

Eğitimimizin en önemli ilkesi, ‘Şifa verenin, önce kendisini iyileştirmesi gerekliliği’ idi. Bu nedenle, diplomaya hak kazanmak isteyen her öğrencinin, uzun eğitim yılları boyunca terapi alması, ruhsal gelişim programlarından geçmesi ve böylece kendisini doğru bir biçimde tanıyıp yapılandırarak, insani her sorunda, empati gösterebilir ve önyargısız bir tedavi uygulayabilir hale gelmesi zorunlu tutuluyordu.

Bu uygulamanın, gerek şahsi gerekse mesleki yaşantımda tarifi imkânsız ölçülerde yararını gördüm. Okuldan mezun olduğumuzda düzenlenen mezuniyet töreninde yaptığım konuşmamda, tıp fakültesi diplomamı yıllar önce almış olmama ve tüm mesleki tecrübeme karşın, ilk kez o gün kendimi gerçek bir hekim olarak gördüğümü söyledim.

Aynı dönemde Montreal Adler Lisansüstü Psikoloji okulunda psikoloji eğitimi alarak, enstitüdeki Spritüel Psikoterapi çalışmamı, modern psikoloji bilgileriyle destekledim.

The British Institute of Homeopathy’de ise homeopati eğitimimi tamamladım.

Uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra, öğrendiklerimi kendi vatanımda uygulama ve kendi kültürümde yaşamımı sürdürme konusunda giderek artan arzum nedeniyle, Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Japonya’da ve Kanada’da yaptığı Osmanlı-İslam Tarihi çalışmaları nedeniyle kültürümüze aşina olan eşimi ikna etmek zor olmadı. Hep beraber Türkiye’ye döndük.

İnsanı bütün olarak ele alan bir tıp modeli konusunda mükemmele ulaşmayı hedeflediğiniz takdirde, alınacak eğitim, öğrenilecek şey hiç bitmeyecektir. Bu bağlamda daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi’ne giderek ileri düzeyde Geleneksel Çin Tıbbı ve akupunktur eğitimi aldım.

Çin’de çalıştığım dönem, Batı tıbbı ile Uzak Doğu tıbbının bir arada ve ne şekilde büyük bir uyum içinde kullanılabileceğinin başarılı örneklerini görmemi sağladı. Çin’den döndükten sonra, Sağlık Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak akupunktur uygulama yetkisi belgesi aldım.

İngiltere’de Gaia Enstitüsünde Tibet meditasyonu öğrendim. Yine İngiltere’de Klinik Hipnoterapi ve NLP eğitimlerimi tamamladım. Florida’da Stens Biofeedback programını aldım.


Halen, özel muayenehanemde, ruh ve beden hastalıklarında, modern tıbbı da kapsayan, ruhsal ve kişisel gelişim terapileri, akupunktur, bitkisel tıp konularında holistik (bütüncül) bir tedavi modeli uyguluyorum. Ve bu mesleği, hala ilk günkü heyecanımla yapıyorum.

 



Yorumlarınız
Yorum Eklenmemiş.
>> Yorum Eklemek için Lütfen Üye Olunuz.